Anasayfa Kulübümüz A Takımı Altyapı Üye Girişi Duyurular Haberler Maçlarımız İletişim
ARA
HAFTANIN MAÇI
9.Hafta
     
Fethiye Şehir Stadı
19.00
21 Ekim
Duyurular
 
 
Fethiye’nin Yılmaz Gençleri...

1925 yılının sıcak yaz aylarında bir gün, adalardan bir genç elinde bir torba ve küçük birkaç eşyası ile Fethiye iskelesine iner. Bu genç, Fethiye’nin saygın eşrafından Salih Zeki Pekin’in yeğeni Hüseyin Avni Berk’tir. Dayısı tarafından karşılanan bu genç, elinde bulunan torbadaki bazı eşyalarının Fethiye’nin spor hayatına damga vuracak malzemeler olduğunu elbette bilemezdi.

İlk günlerde bu malzemeleri ile spor yapacağı arkadaş edinmeye çalışırken, top ve özel bir ayakkabı ile yapılan sporu sözle anlatmak yerine pratik olarak anlatmak için arkadaşları ile sözleşirler. Bir akşam üzeri Hüseyin Avni elinde bir futbol topu, sırtında bir forma ve şortla çıkıp gelince şaşırırlar. Ayaklarında ise tozluk, çorap ve kösele bir futbol ayakkabısı vardır. Fakat en çok ayağındaki kısa don ilgilerini çeker.

Top oynamak üzere kendi­lerine buldukları uygun alan kilisenin bahçesidir. Gençler hep birlikte henüz kurallarını bile tam bilemedikleri futbolu oynamaya başlarlar. Bu durum gelip geçenlerin dikkatini hemen çekmiştir. O zamana kadar böyle bir donla spor yapılmadığından, Fethiye'nin kırsal kökenli kişileri, eski Belediye Reisi Aziz Ağa'nın yanında alırlar.

Aziz Ağa da, genç Hüseyin Avni'yi dayısı Salih Zeki PEKİN’e şikayet eder. Aziz Ağa dışında;

-Salih Zeki Bey!.. Yeğenin ada'dan gelip; kızlarımızın , karılarımızın önünde kısa donlarla, top diye bir şeyle oynayarak, ahlâklarını bozuyor. Sen bunun bir çaresini bul!.. Bu saatten sonra bu tip gâvur oyunlarıyla namusumuza leke sürdürmeyiz!.. diyerek tepki gösterirler.

Salih Zeki Bey akşam eve geldiğinde Hüseyin Avni'yi yanına çağırarak:

-Bak oğlum !.. Aslında yaptığın sadece spor olmasına rağmen, bazı geri kafalı kişilerin buna alışmasının zor olduğunu sen de biliyorsun. Madem spor yapıyorsun, yaşıtlarından bazı gençleri yanına alarak bir kenarda yapın!.. Bu adamların kafasına yavaş yavaş yerleştirelim. Birden onlara zor gelir. der.

Delikanlının morali son derece bozulmuştur. Dayısına duyduğu saygı nedeniyle, gelen eleştirileri dikkate alır.

Spor yapmak üzere, daha önce adada gördüğü şekilde çeşitli sporların yapıldığı bir spor kulübü kurulması fikrini aklına koyar. Bunun için arkadaşlarının bazılarını da yanında destek bulmak için yavaş yavaş ikna etmeye çalışır. İşte o zamanın gençleri, Hüseyin Avni ile birlikte gayrı federe bir kulübün ilk temelini atarlar.

1320 Rodos doğumlu Hüseyin Avni Berk yıllar sonra o günleri şöyle anlatır:

" Birinci Dünya Savaşından yenik çıkmış Osmanlı Devleti, kendi sonunu da hazırlayan Sevr Antlaşmasını imzalaması nedeniyle, savaşın galipleri tarafından işgal edilmişti. O tarihte Fethiye İtalyanların işgali altındaydı. Bu durum Rodos'ta da aynıydı. 1920 yılında İzmir'den Rodos'a gelen İtalyanlar beraberinde Futbol ve diğer bazı sporları da getirmişlerdi.

O zaman Rodos'ta bulunan Sadi İpekçi ile Hüseyin Cahit Bey'ler bir spor Kulübü kurdular. İtalyanca, Fransızca ve Rumca bilmem nedeniyle Futbol'dan başka Lobut, Sando ve Sosil sporlarını da çabuk öğrendim. En çok Futbola meraklı olmam sebebiyle, beni en çok teşvik eden kulübün kurucularından Sadi İpekçi Bey'di."

Hüseyin Avni ile birlikte ilk yola çıktıkları arkadaşı Nuri Kansal'dır. Hüseyin Avni, Nuri Kansal ve beş altı arkadaşıyla 1925 yılında İDMANYURDU adında gayrı federe bir kulüp kurarlar.

Farklı yapısı ve toplumsal işlevi giderek artacak spor kulübüne ilk günlerde ne gelen, ne de giden vardır. Hüseyin Avni ve arkadaşları da zaten yapılan bu baskılara güçlükle karşı koyarken, " ilgi çekmek ve daha fazla gen­cin de katılımını sağlamak " için bir oda tutarlar. Ud çalan Fehmi Bey'i getirterek, her akşam ud çaldırmaya baş­larlar. Böylece akşamüzeri başlayan müzik ve sohbetlerle birlikte, spor konusunda gençleri de aralarına almaya başlarlar. Böylece kulüp güç kazanmaya başlamıştır. Bu arada ileri görüşlü ve gençlerle sürekli birlikte olan Jandarma Kumandanı Fethi Bey'i kendilerine Reis olarak seçerler. Futbol takımının kaptanı da Hüseyin Avni olur.

Meğri o tarihlerde Muğla ve Denizli yollarının çok uzun olması nedeniyle, kapalı bir havza gibidir. Zaman zaman Krom İşletmesinden krom almaya gelen yabancı gemiler yüzünden, Rodos ve diğer adalar ile ilişkiler yanında, ticari ilişkileri daha çok denizden sağlanmaktadır. Özellikle yabancı gemiler ekonomik ve sosyal olarak Meğri'nin yaşamında çok önemli yer tutmaktadır. O kadar ki, sosyal ve ekonomik yaşamda bir tarih başlangıcı bile olmaktadır. Halk arasında "geminin gelmesinden bir gün sonra" "geminin gidişinden iki gün önce" gibi dönem belirlemede bile kullanılmaktadır.

O günleri Hüseyin Avni Berk şöyle anlatır:

" Ecnebi gemilerine lisan bildiğim için giriyor, memleketimizde sporun kalkınması için yeni yeni teşebbüse geçtiğimizi, bundan dolayıbizlerle maç yapıp, bize yardımcı olmalarını istiyordum. Nihayet bir gün Odesa Bahriye Mektebi Talebeleri gelmişlerdi. Subaylar kızlardandı.

O talebelerle yaptığımız maçı kazanınca, şehrin memurları da bu işe merak sarmaya başladı. Böylece futbolu sevdirdik. Ben 1928 yılına kadar oynadım. Beraber oynadığım arkadaşlarımın içinde Baha Şıkman, Veznedar Rıfat, Şapkacı Arap Ahmet, Arap Demir'in oğlu Hennamilerin İbrahim Çağlar, Bankacı Rıfat Atila, Bankacı Şahap, Mersinli Mehmet Efendi'nin kayınbiraderi Muharrem, Fenerci'nin Zeki vardı. Benim gayem memlekete sporu yaymak, geliştirmek ve kendimde spor yapmaktı."

Gemi personeliyle yapılan ilk özel maçı büyük bir farkla kaybetmelerine rağmen, hiç yılmazlar. Artık yapılan her eksersizde, yeniden yapacakları maçın heyecanı içindedirler. Ada kökenlilerin başlattığı ve sosyal yaşamda sağladıkları hareketlilik genci, yaşlısı herkesin dikkatini çekmektedir.

Emperyalist güçlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı sonunda, genç Cumhuriyet, ilke ve kurallarını oturtmak, yeni insan tipini de yaratmakta kararlıdır. Kültürel gelişme ve özellikle kullanılan dilin İstanbul Türkçesi olması, ilk anaokullarının bu yıllarda açılması, halkın modern kılık kıyafet ile yeni Türk toplumunun tüm özelliklerini taşıması çok önemlidir.

Ana okulları yanında, yeni okullardaki modern eğitim yanında tiyatro gibi kültürel çalışmalar göz kamaştırır. Sosyal ve kültürel çalışmalar ileri düzeyde yer alırken, bir yandan da sportif çalışmaların aynı günlerde ortaya çıkması rastlantı değildir.

Fethiye'nin tarihi kişilerinden biri olan Muzaffer Özütok, o günleri şöyle anlatıyor:

" O günlerde çok heyacanlı maçlar oynanırdı.Bazı günler tarihleri geçmiş olsa bile, İstanbul’dan Karagöz ve Köroğlu gazeteleri ge­lirdi. Bize gelen dergilerde yazılan sporlardan,Türk sporlarından bahseden yazıları zevkle okurduk. O zamanlar ilk sporu yapanlar, Hüseyin Berk ve arkadaşlarıydı.

Bir de Karagedik'te o zamanlar Fransız Maden Şirketi vardı. Oraya ekseriyetle Amerikan Exportline gemileri gelirdi. Onların personeli bizim Fethiye’nin gençliği maç yaparlardı. Yaşlı-genç, kadın-erkek,çoluk-çocuk çok heves ederlerdi yabancılarla yapılan maçları...İşleri bırakıp seyre giderdik. Bu gazetelerde bu maçları bazen yazardı."

Kendi aralarında yapılan maçlar, yabancı gemilerin personelleriyle yapılan maçlar derken artık, Hüseyin Avni'nin İdmanyurdu takımının karşısına, 1928 yılında Siyah-Beyaz renklere sahip İLKADIMSPOR takımı kurulur. Bu takımın kurucusu da Sadi Berkman'dır. Sadi Berkman, Cevdet Oskay, Rafet Demirel ve İbrahim Saatçi kurucular arasında yer alırlar.

İçten içe birbiriyle yarışan takımlar antrenmanlarını ayrı ayrı yaparlar. Çok zevkli olmasına rağmen, zaman zaman aralarında çekişmeli maçlar oynarlarken, temelde aralarında olan kültürel farklılık çatışmalara neden olur.

Sahayı antrenman için bile paylaşamazlar. Sık sık aralarında kavgalar çıkar. Bu çekişme nedeniyle ilçenin ileri gelenleri çok büyük sıkıntıya düşmüşlerdir. Antrenman sahası olarak kullanılan, bugün Merkez Orta Okulu’nun olduğu yerde, doğal çimden bir saha vardır. Bu saha dışında başka bir sahada olmayınca, gençlerin bir yolu­nun bulunup, birleştirilmesinden başka çare kalmaz.

Bu, sadece Kesikkapu - Cumhuriyet mahallesi çekişmesi de değildir artık!..

Dönemin Belediye Başkanı Baha ŞIKMAN, 1932 -1942 yılları arasında ilçenin altyapı sorunlarına el atarak büyük hizmetlerde bulunmuş ve başarılı bir yönetici olarak, ilçede spora da öncülük etmiştir.

İlçenin ileri gelenleri her iki takımın idarecilerini bir araya getirerek anlaştırmıştır.

23 Mart 1933 yılında İDMANYURDU takımının sarı-lacivert renginden l acivert’ i, İLKADIMSPOR takımının siyah-beyaz renginden de Beyaz’ ı alarak, Lacivert-Beyaz renklerinde Ege Gençler Birliği Kulübü kurulur. Birleşmede hizmeti geçenler yeni yöneticilerini de seçerler. İlk Yönetim Kurulu şu üyelerden oluşur:

  1. Nevzat Yerguz

  2. Nuri Kansal

  3. Pürşah Aktan

  4. Tarık Aktan

  5. İbrahim Saatçi

  6. Sadi Berkman

  7. İbrahim Çağlar

  8. Cahit Özkanlı

Yeni yöneticilerle ilçeyi bir heyecan kaplamıştır. Artık komşu ilçelerle ve yabancı gemilerle yapılan maçlarda daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu iki takımın birleşmesini simgeleyen bir marş da bestelenir. Güftesi Behçet Kemal Çağlar tarafından kaleme alınan bu marş Kemancı Cahit Bey olarak bilinen ve camia tarafın­dan çok sevilen Cahit Özkanlı tarafından bestelenir. Marşın güftesi şöyledir:

EGE GENÇLER BİRLİĞİ

Sporsuz dimağ sakat, ilimsiz spor yarı,

Ne ruhlar artık sönük, ne yüzler artık sarı...

Birleşmede, sporda bulduk şimdi dirliği,

Sıra dalgalar gibi, Fethiye’nin Gençliği !...

Bahara benzetir, şu kışları yazları,

Giyer giymez hep birden lacivert-beyazları..

Birleşmede, sporda bulduk şimdi dirliği,

Sıra dalgalar gibi, Fethiye’nin Gençliği !...

1922 yılının Mayıs ayında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın önce tüzel kişilik olarak kuruluşuyla başlayan ve 31.Temmuz.1922 tarihinden itibaren ilk çalışmalarını Ali Sami YEN başkanlığında yürüten Devletin Spor Örgütü, daha sonra 29.Ekim.1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, çok sporlu resmi spor örgütüne dönüşür. Bu aynı zaman da "Sanayide Devlet" ekonomi politikasına dayalı, "Sporda Devlet" kurumuna dönüşmenin de başlangıcıdır. Bu kurum Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü’nün kuruluşuna kadar, tüm spor kulüplerinin de tescil kurumu olacaktır.

Nevzat YERGUZ başkanlığında EGE GENÇLER BİRLİĞİ KULÜBÜ, tescilini tamamlamak üzere 6.Kasım.1934'te Muğla Valisi Recai GÜRELİ'ye başvururlar. Vali Recai GÜRELİ, birleşmeden duyduğu memnuniyeti belirtir; ancak, takımın adının tüm Ege bölgesini kapsaması nedeniyle, yöreyi temsil eden bir isimle yapılacak başvurularını hemen sonuçlandıracağını söyler.

Şam'dan havalandıktan sonra, 27 Şubat 1914 tarihinde, Tebariye yakınlarında uçağı düşerek şehit olan Pilot Yüzbaşı Fethi Bey'in anısına, 1914 yılında Meğri Belediye Encümeni’nde alınan karar; 1934 yılında İl Daimi Encümeni'nin teklifi, Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanır ve ilçenin adı FETHİYE olmuştur. Ancak; Meğri’nin Fethiye olmasının asıl dayanağı yıllar sonra ortaya çıkar.

1914 yılında Sultan Mehmet Reşat zamanında Meğri, Şehit Fethi Bey anısına Fethiye; Bugün Kayaköy’ün mahallesi olan Kınalı’nın adı, Manastır iken Kınalı, Dodurga Köyü’nün yolu üzerindeki Papaz Köyü de İzzettin olarak değiştirilir. Fethiye Belediye Encümeni Fethiye adı ile ilgili fermanı oy birliği ile benimser.

Ancak, araya giren 1. Dünya Savaşı ve ardından Ulusal Kurtuluş Savaşı nedeniyle Fethiye ismi, ancak, 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanır. Halk arasında zaten kullanılmaya başlayan Fethiye isminin tasdiki tamamlanmış olur.

Kulübün adı hazırdır artık...

İlçenin adının Fethiye olması, Ege Gençler Birliği kulübü’nün isminin değiştirilmesine de neden olur. Önce ilçenin tek spor kulübünün adı FETHİYE EGE GENÇLER BİRLİĞİ SPOR KULÜBÜ olarak değiştirilir. Ancak, tescil işlemlerinin zorluğu yöneticileri canından bezdirir; ama yılmazlar. 11.Ocak.1938 tarihinde alınan isim ve seçilen renklerin tescili için Fethiye Kaymakamına başvurulur. Kaymakam A.Niyazi KIZILIŞIK tarafından belgede kulübün renklerinin lacivert-beyaz olduğu forma örneğinden de bellidir.

1939 yılında Muğla Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü'nün kurulması ile işlemler ayrı bir niteliğe dönüşür. Önce kulüplerinin adını Fethiye Ege Gençler Birliği'nden Fethiyespor haline getiren yöneticiler, kongre yapılarak ve genel kurulda alınması gereken kararlara göre İntibak Beyannamesi vermeleri gerekmektedir.

14 Temmuz 1940 tarihinde yapılan kongrede Beden Terbiyesi Nizamnamesinin 66. maddesi uyarınca A ve B fıkralarında belirtilen hükümleri aynen kabul ederek Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil olmayı karar altına alırlar. Kongrede kabul edilen A fıkrasında "Beden Terbiyesi Genel Direktörlüğünü merci ve amir olarak tanır, buradan verilecek emirleri tatbik eder.", B fıkrasında ise "Beden Terbiyesi Genel Direktörlüğünce tesbit edilecek nizamname esaslarını kabul eder." denilmektedir.

Kulübün başkanı ve aynı zamanda Belediye Reisi olan Baha ŞIKMAN başkanlığında Dr. Zahit PLATİN, Ömer TUR, Hüseyin ve Mehmet Niyazi KINAY imzalı İntibak Beyannamesi Muğla Vilayet Makamına verilir.

Bu belgede kulübün adı FETHİYESPOR olarak geçmektedir. İşte bu nedenle resmi olarak Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nde kulübün kuruluş tarihi 14 Temmuz 1940 olarak kabul edilmektedir.

İntibak Beyannamesi'nin düzenlenmesinden sonra Muğla Valisi İ. Etem AKINCI tarafından görevlendirilen Tahkik ve Tetkik Heyetinde Hükümet Doktoru İhsan GÜNEY, Emniyet Komiseri Nusret ÖZDEMİR, Halkevi Reisi Nevzat YERGUZ ve Kaymakam Vekili İlhami VADA vardır.

Tahkik ve Tetkik Heyeti yaptığı incelemeden sonra raporunu Muğla Valisi'ne sunar. Bu rapora dayanak olan kararlardan biri de artık kulübün adının Fethiye Gençlik Spor Kulübü olduğu açıkça bellidir.

Bu İntibak Raporu'nda verilen bilgiler ise aynen şöyledir:

" Kulübün Adı : Fethiye Gençlik Spor Kulübü

Bulunduğu Yer : Muğla Vilayeti Fethiye Kazası

Faal Azası : 31

Yardımcı Aza : 50

İdare Merkezi : Fethiye Halkevinde bir oda işgal etmektedir.

İdman Sahası : Belediyeye ait Futbol sahası vardır.

Tesisatı : Tesisatı yoktur.

Malzemesi : 11 çift ayakkabısı ve 15 adet forması vardır. (Müstamel)

Kulüp Hekimi : Yoktur.

HÜKÜM ve KARAR

Kulübün bir gençlik kulübü evsafını haiz olup faaliyetinin devamı muvafık görülmüştür."

Hükümet Doktoru Emniyet Komseri Halkevi Reisi Kaymakam V.

İhsan GÜNEY Nusret ÖZDEMİR Nevzat YERGUZ İlhami VADA”

Böylece 14.Temmuz.1940 tarihli Genel Kurul'dan sonra, Muğla Valisi İ. Etem AKINCI Beden Terbiyesi Genel Direktörlüğüne 23.Eylül.1940 tarih ve 404 sayılı yazı ile ilde kurulmuş ve tescilini yaptırmak isteyen diğer altı kulüple birlikte Fethiye Gençlik Spor Kulübü'nün tasdik teklifini sunar. Ancak, tescil işlemlerinin tamamlanması; hem İkinci Dünya Savaşı, hem de Beden Terbiyesi Teşkilatının tüm yurtta örgütlenmesini tamamlayamaması nedeniyle gecikir.

Bu arada geçen sürede kulüp başkanı olan Dr. Mithat SAKAROĞLU tarafından düzenlenen ve Valilik makamına sunulan 4.Nisan.1944 tarihli düzenlenen belgede de İntibak raporunda olduğu gibi, artık kulübün adının FETHİYE GENÇLİK KULÜBÜ olduğu belirtilir.

Tescil işlemlerinin tamamlanmasından sonra, Fethiye kamuoyu büyük sevinç yaşar.

Bu arada, 1943 yılında Fethiye'de kurulan ve genelde kırsal kesimin temsilcileri tarafından desteklenen ESNAFSPOR adlı gayri federe bir takım vardır. Bir kaç yıl süre ile Fethiye Gençlik Kulübü karşısında yer almasına rağmen, bu takıma öncülük eden başta Hilmi DÖĞERLİ ve bazı esnafların desteğini kesmesi sonucunda, Fethiye Gençlik Kulübü’nde yetişen ve uzun yıllar Fethiye Gençlik çatısında futbol oynayan bazı genç sporcularla, ESNAFSPOR'da yetişen sporcuların da çekilmesi sonucunda ESNAFSPOR macerası sona erer.

Fethiye Gençlik sadece futbolda değil diğer branşlarda da faaliyetini sürdürmektedir. Ortaokulda Beden Eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Fethi GÜRSOYTRAK güreş sporu öğretirken, Kulüp yaptırdığı iki tane masa tenisi masası ile maçlar düzenlemektedir.

Bugünkü Garanti Bankası ile Yapı Kredi Bankasının olduğu yerde bulunan Halkevleri salonunda yapılan bu sporlarla ilgili yarışmalar ayrı bir zevk vermektedir. Gündüz yapılan Futbol antrenmanları sonunda, akşamları da Halkevinde toplanılırdı. Gençler tamamen kahvehane köşelerinden kurtarılmış, kötü alışkanlıklar edinmesinin de önüne geçilerek, Halkevlerinin amaçlarına uygun gençler eğitilmektedir.

Kaymakam ve Mithat SAKAROĞLU ile Nevzat YERGUZ'un katkılarıyla, iki-üç tane satranç masası yaptırılır. Çekilen fikstür ile rakipler belirlenir, çekişmeli masa tenisi ve satranç müsabakaları düzenlenir. Yarışmacı 30 - 40 kişiden elene elene finale kalanların heyecanına, elenenler de birer taraf olarak, finalistleri ayrı ayrı desteklerler. Böylece finalde kazananlar hem kulüp, hem de Halkevi tarafından ödüllendirilir. Her yılın şampiyonları duvara asılan panoda gösterilir. Böylece her yıl yapılan bu sporlara ilginin artırılması sağlanır. Bu Halkevi lokali’nin çay ocağı da vardır. Çay ocağında alkollü içecek haricinde her şey bulunmakta, çok düşük fiyatla satılmaktadır.

Diğer sosyal çalışmalar yapılırken, bazı gecelerde özel eğlenceler de yapılır. Bu eğlencelerde Kemancı Cahit Bey ve arkadaşları, Türk Sanat Müziği parçaları ile gelen kadın erkek tüm konuklara müzik ziyafeti çekmektedir.

Bu çalışmalara doğrudan katılanlar yanında, ayrı bir önemi olan bir kişi vardır ki, uzun yıllar dillerde düşmeyen ve her maça çıkılırken, Fethiye Gençlik Kulübü’nün sporcu gençlerine hem hırs, hem kulüplerine sahip çıkma ruhunu, hem de iyi yetişmiş genç olmalarının mesajını veren Fethiye Gençlik Marşı’nı yazıp besteleyen Süreyya FERİT'tir. Güfte ve bestesi Süreyya FERİT tarafından yazılan ve yıllarca dillerden düşmeyen Fethiye Gençlik Kulübü marşı şöyledir:

FETHİYE GENÇLİK MARŞI

Aynı sevgi sararken şen kalbimizi,

Bayrağımız açtı göklere kanat!...

Çık omuza yüksel göğe semaya,

Bize şan ver, bize kan ver al bayrak!..

Biz Fethiye’nin yılmaz gençleriyiz,

Armamızdır ebediyyen lacivert-beyaz!.

Lacivert-beyaz göklerde dalgalansın,

Kulübümüz bize şanlı bir ocak!...

Biziz onu yaşatacak, ta göklere,

Çıkaracak, şereflere salacak!...

Çık omuza, yüksel göğe semaya,

Bize şan ver, bize kan ver al bayrak!...

Biz Fethiye’nin yılmaz gençleriyiz,

Armamızdır ebediyyen lacivert-beyaz!.

Lacivert-beyaz göklerde dalgalansın,

Kulübümüz bize şanlı bir ocak!...

Fethiye Gençlik Kulübü'nün ilk kez kutlanan kuruluş yıldönümündeki gençleri görenler, yıllardır özledikleri bir tabloyu görmekten mutludurlar. Futbol takımından, güreşçilere; bisikletçilerden, atletizmcilere; dağcı sporculardan, kürekçilere; yüzücülere kadar tüm sporcular ve tüm branşlarda çalışmalara katılanlarla herkes gurur duyar.

Fethiye Gençlik Kulübü Futbol Takımı, 1954 yılında Başkan Ziya DOĞAN’ın öncülüğünde Muğla Valilik Kupası maçlarında rakiplerini dize getirerek MUĞLA İL ŞAMPİYONU olur.

Bu şampiyonluktan tam 30 yıl sonra 1983-1984 futbol sezonunda Başkan Hüseyin UYSAL önderliğinde Muğla Amatör Liginde şampiyon olması nedeniyle, yeni kurulan Üçüncü Türkiye Ligine alınır. Böylece Fethiye Gençlik Kulübü amatör kimliğinden ayrılarak FETHİYESPOR ismiyle bu yeni bir döneme profesyonel kulüp olarak devam eder.

11 yıllık inişli çıkışlı sezonlardan sonra 1994-1995 futbol sezonunda Başkan Şakir KANDÖNMEZ döneminde grubunda şampiyon olarak TÜRKİYE İKİNCİ FUTBOL LİGİ’ne alınır.

Ancak, bir yıl sonra 1995-1996 futbol sezonunda başarılı olamayarak küme düşer.

Uzun yıllar Üçüncü Lig’de mücadele eden FETHİYESPOR, 2005-2006 futbol sezonunda Başkan Yavuz TORUNOĞULLARI başkanlığında tekrar TÜRKİYE İKİNCİ LİG’e grubunda şampiyon olarak çıkmayı başarır. Yıllarca TÜRKİYE 2 LİG te mücadele eden FETHİYESPOR; 2012-2013 futbol sezonunda Başkan İsmail ÖZTÜRK döneminde PTT 1. LİG’e çıkmasına rağmen, ligde kalmayı başaramaz ve aynı başkan yönetiminde 2013-2014 sezonunda küme düşerek, tekrar 2.LİG’e döner.

2015 yılında FETHİYESPOR KULÜBÜ DERNEĞİ genel kurulunda göreve gelen Başkan Okan UYSAL ile “Hedef PTT 1. Lig” parolasıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Halen TÜRKİYE 2. LİG’te mücadeleye devam eden FETHİYESPOR, her yıl biraz daha tecrübe kazanarak, tekrar PTT 1. LİG’e çıkmayı amaçlamaktadır.

Timur FİDAN

Bu araştırma Timur FİDAN’ın “Bir Dönemin Toplumsal Anatomisi” adlı kitabından özetlenerek hazırlanmıştır.

 
 
   
FOTOĞRAF
GALERİSİ
 
 
   
VİDEO
GALERİSİ
 
 
   
Teşekkür
Mektupları
 
 
   
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
 
 
   
FACEBOOK  
 
   
TWITTER  
 
HAVA DURUMU
 
FETHİYE :
DALAMAN :
 
 
 
 
  CopyRight 2010 Fethiyespor | Designed by Birdenbire.